15726782_695628587263072_1524063791124564058_n

Bir Fikrim Var, Yeterince İyi Mi?

Girişimciliğe, bir girişime başladığımızda elimizde olan 2 önemli şey var. Bunlar fikir ve ekip. Ekibin kurulması fikirden sonra da gerçekleşebiliyor. Bu yüzden ben biraz “fikir” üzerine yazacağım. İnsan olarak yapımız gereği bizim olan şeylerin kusursuz, mükemmel olduğunu düşünürüz. “Bu fikri hayata geçirelim, kesin milyar dolarlık fikir…” Bu söz aslında çok sık duyduğumuz bir söz. Bu yüzden doğrudan kendimizin bir fikrin yapılabilirliğine bakmamız doğru değil. Yapmamız gereken aslında tamamen veri okumak.

  • Market boyutu: Bir fikir, bir probleme çözümdür. Çözmek istediğimiz problemi yeteri kadar kişi yaşıyor mu? Bu problemlerinin çözülmesi yeteri kadar kişi için önemli mi? Market boyutuna bakmamızın sebebi eğer çözmek istediğimiz problemi yeteri kadar kişi yaşamıyor ise maddi anlamda sürdürülebilir olmayacaktır, aynı zamanda büyüme potansiyeli konusunda sıkıntılar yaşayacaktır.
  • Gelir modeli: Projenin hayatta kalabilmesi için gelir modelinin ilk günden itibaren oturtulması gerektiğini düşünüyorum. Fikrinizle para kazanabilir misiniz? İnsanlar bunun için para öder mi veya kim öder? Bu tür kullanıcı segmentlerinin ilk günden belirlenmesi ürününüzün yol haritasını da belirleyecektir.
  • Ekip: Ekip farklı bir konu olmasına rağmen, “ben veya biz, bu projeyi hayata geçirebilecek doğru kişiler miyiz?” Geçmiş iş yaşamı tecrübeleriniz, kişisel yetenekleriniz gibi başlıklar bu soruyu cevaplamanıza yardımcı olacaktır.
  • Problem: Gerçekten böyle bir problem var mı? Siz bir problemin olduğunu düşünüyorsunuz ancak bundan emin misiniz? Bunu doğrulamak için anketler yapabilir, mevcut çözümleri inceleyebilirsiniz.
  • Rakipler : “Hiçbir rakibimiz yok. Kesin kral biziz.” düşüncesi yolun başındayken sizi motive edebilir ancak bu iyi bir şey mi? Rakibinizin olmaması iyi bir şey değil, hatta kötü bir durumdur. Eğer rakibiniz yoksa gerçekten böyle bir problem yoktur belki de. İnsanlar para ödemedikleri için rakip çözümler ayakta kalamamış olabilir. Ürünü geliştirmeden önce rekabet konusu üzerine kesinlikle yoğun çalışılmalı. Size ürününüz için de fikir verecektir.

Bunlar aslında basit düzeyde, ilk etapta fikrinizi değerlendirme konusunda yardımcı olabilir ancak bundan sonrası için önerim olabildiğince hızlı ürün çıkarın. Mükemmel ürün için çalışmayın. Sorunu çözen küçük bir prototipini çıkarın ve test edin. Emin olun ki hiçbir şey düşündüğünüz gibi olmayacak.

Kadircan Kırkoyun

uğuryıldız

İNSANI ANLAMAK VE ENNEAGRAM

Katranı ezsen olur mu şeker ? Bu sözü duymayan var mı bilmiyorum fakat bu sözle ne çağrışım yapıldığını sesli düşünebilirim. Siyah renkli ve oldukça acı bir tadı olan katranı ezerek beyaz renkli ve tatlımı tatlı şeker elde etmenin imkansızlığını görüyorum bu atasözümüzde.
İnsan ilişkilerinde de benzer durumlar yok mu, elbette var. Severek evlendiği eşinin huyunu suyunu beğenmeyerek değiştirmek isteyen çiftler, çocuğum çok zeki, çok sporcu, çok teog başarısı kazanan olsun, hem zeki hem de uslu olsun diyen anne babaların sayısı o kadar fazla ki. Değiştirmek, geliştirmek belki de kendimize benzetmek istiyoruz. İnsanın can çıksa da çıkmayan huyları var tıpkı yedisinde neyse yetmişinde odur sözünde olduğu gibi.
Halbuki doğuştan getirdiğimiz mizaç özelliklerimiz yetiştiğimiz çevre, aldığımız eğitim ve sosyo kültürel yapı ile şekillenerek karakter ve kişiliğimizi oluşturur. Fiziksel olarak hücreler ve DNA’lardan oluştuğumuz gibi psikolojik olarak da mizacımızla dünyaya geliyoruz. İnsanın mizaç-karakter-kişilik özellikleri onun hayata dair motivasyonunu, iletişim şeklini ve nasıl daha başarılı olabileceğini de bize anlatıyor. Enneagram işte tam da bu noktada insan doğasının eşsizliği keşfetmenin en kadim yolu olarak karşımıza çıkıyor. Dokuz Mizaç Modeli olarak Türkçeye çevirdiğimiz bu kadim modelde mizaçlar, Mükemmelliyetçi, Yardımsever, Başarı Odaklı, Özgün, Araştırmacı, Güven Odaklı, Kaşif, Lider, Barışçı olarak tanımlanmaktadır.
Aralarında Apple, Motorola, Google başta olmak üzere dünyanın en gelişmiş şirketleri personel seçiminde ve satış-pazarlama çalışmalarında enneagram modelini kullanmaktadır. Spor dünyasında ve hatta Uzakdoğu da şirket birleşmelerinde enneagram yönteminden faydalanıyorlar.
Enneagram, dünyanın en prestijli üniversitelerinden Standford MBA programının ders programında yer alıyor. Harvard Hukuk Fakültesinde uygulamalı mahkeme savunmalarında pratik ediliyor. Yine dünyanın en prestijli üniversitelerinden USC ve UCLA’de MBA programlarında liderlik eğitiminde kullanılıyor.
Enneagram ile Mizaç Haritamızı keşfederek,
Kişilik potansiyellerimizi ne ölçüde kullandığımızı, yetkinliklerimizi, bizi harekete geçiren veya engelleyen duygularımızı, stres halinde hangi davranışları sergilediğimizi, iş yapış şekillerimizi, iletişim şeklimizi, liderlik becerilerimizi keşfedebiliriz.
Sanat ve kültür alanında oyuncu seçiminden, senaryo yazım aşamasına karakterlerin oluşturmasına kadar kullanım alanı geniştir. Örneğin dünya da izlenme rekorları kıran Lost TV dizi gibi. Reklamcılık, tüketici psikolojisi, spor yöneticiliği özellikle teknik direktörlük ve koçluk gibi alanlarda enneagram sistemi kullanılmaktadır. Enneagram, davranış örüntülerimizi analiz edip anlamlandırarak mizaç ve kişilik tipini ortaya çıkaran dünyanın bilinen en etkili metodolojilerinden biridir. Deneyimlerinize anlam vermenize ve yaşantınızı düzenlemenize yarayan örüntüyü ortaya çıkaran kendini Bilme sanatıdır. Dokuz tarz birbirine Enneagram çemberinde dokuz farklı mizaç ve kişilik tarzı-tipi anlatır.
Peki bu ‘Tipler’ neler?
Tip 1 Mükemmeliyetçi ; Doğru olanı yapmak ve dünyayı mükemmel hale getirmek isterler. Standartları yüksektir. Yaptıkları ne olursa olsun, iç sesleri onlara “mükemmel” diyene kadar, sabırla çalışırlar.
Tip 2 Yardımsever; İhtiyaç duyulan olmaktan, insanlarla ilgilenmekten ve yardım etmekten hoşlanırlar. İlişkilere çok önem verirler, kolayca yakınlık kurabilirler.
Tip 3 Başarı Odaklı; Hedeflerine ulaşmak ve başarmak için çok çalışırlar. Kaynakları verimli bir şekilde kullanıp, uygulamaya geçmekte ve sonuç almakta çok iyidirler.
Tip 4 Özgün; Farklı ve özel olmak isterler. Bazen bu dünyanın dışındanmış gibi hissederler. Olaylara alışılmadık bir bakışla yaklaşırlar. Kendilerine özgü bir estetik anlayışları vardır.
Tip 5 Araştırmacı; Öğrenmeye ve çevrelerinde olup biteni gözlemlemeye odaklanmışlardır. Son derece mantıklı, düşüncelere önem veren ve problem çözmede başarılı kişilerdir.
Tip 6 Sorgulayıcı; Kendilerinin ve çevresindekilerin güvenliği için, her şeye önce şüpheyle yaklaşırlar. Problemleri önceden görüp, önlem almak isterler.
Tip 7 Maceracı; Bardağın dolu tarafını görür, çevrelerine enerji saçar ve hayattan zevk almak isterler. Yeni ve yaratıcı fikirlerle doludurlar, çok seçenek olsun isterler.
Tip 8 Meydan Okuyan; Güçlü olmaktan, kontrolü ellerinde tutmaktan ve etki bırakmaktan hoşlanırlar. Adaleti sağlamak için mücadele ederler.
Tip 9 Barışçı; Uyum içinde yaşamak ve huzurlu olmak her şeyden önemlidir. Farklılıklara hoşgörüyle yaklaşırlar. İnsanları, olayları, fikirleri yargılamadan, olduğu gibi kabul ederler. Sonuçları geniş düşünerek, olası çatışmaları öngördüklerinden karar almayı sevmezler.